Kasım 24, 2008

Taso


Daha bu taso furyası yeni başladığı vakitlerde, taso deyince çocukların aklına sadece Looney Tunes karakterleri geldiği zamanlarda biz de bu hastalıktan muzdariptik. Bir gün cebimdeki bozukluklardan kurtulmak için, yağ deposu bir Cheetos alayım dedim. Her zamanki gibi cipsi açtığım gibi ilk olarak tasoyu aramaya başladım, fakat elime gelen taso daha bi garipti bu sefer, böyle ortasında küçük bir bombe vardı ve üzerinde İspanyolca yazılar yazıyordu, arkasında ise helezonik desenler vardı. Çok güzeldi, çok müthişti, aman tanrımdı(Piyango kazansam bu kadar sevinmezdim şerefsizim).

Tabi milletin mega tasolar için birbirinin boğazına yapıştığı zamanlarda böylesine farklı ve üstüne üstlük ithal bir taso hazine değerindeydi. Durumu arkadaşlarıma açıklamamla beraber bir fırtına koptu, başka sınıflardan tanımadığım çocuklar "Tasona bakabilir miyim?", "Bi kere dokuniyim be nolur be!" diyerek yanıma geliyor, arada tasomu elimden alıp kaçmaya çalışan bebeler de benden tekme yiyordu. Liselerden bile gelenler olmuştu, hatta bi iki liseli beni sıkıştırıp dövmüştü tasomu almak için(Babayı aldılar tabi, o ayrı).

Peki sonra ne oldu? Taso furyası kapandı, başka bişeylerle zehirlemeye başladılar saf gençliği, İspanya'dan ithal döner tasomu da kardeşime verdim bebeklerine tabak yapsın diye(yapmadı tabi, o ayrı).

Teşekkürler zunta...

Kaynak: ekşisözlük
 
Clicky Web Analytics